Home / Köşe Yazıları / Betonlaşan Dünya
betonlaşan dünya
betonlaşan dünya

Betonlaşan Dünya

Betonlaşan Dünya

Son zamanlarda derinlemesine düşündüğüm konulardan birisi de betonlaşan Dünya…. Çocukken dünya fotoğraflarına baktığımda her zaman şaşırmışım ve ilginç gelmiştir, mavi su dolu bir gezegen… Peki ya şimdi ? Biz, güneş sisteminin şirin mavi gezegenini bir beton gezegene mi dönüştürüyoruz ?

Kerpiç Kent Şibam Yazımız İçin Tıklayın

Geçmişten Günümüze İnsanlık

Temelde insanlığın ihtiyaçlarına baktığımızda barınma ve beslenme gelir.Bunlar dışında hayatta kalmamız için başka şeylere pek de ihtiyacımız yok ancak insan akıllı bir varlık olduğu için her zaman ileriye  ve daha iyisine gitmeyi istemiştir. İleri gidişin sonu nereye gider bilinmez ama her ileri gidiş iyiye gidiş midir sorusunu sormalı belkide. Belkide temel ihtiyaçlarımızın gereksinimlerini fazla süsledik ve abarttık. Örneğin beslenme; dünyanın bir kısmı aşırı beslenip obez olurken geri kalanı su bile bulamıyor yada gökdelenlerimizin içinde çevreye zarar verirken 2 sokak ötede insanlar soğuktan ölüyor. Yazımın ilerleyen bölümlerinde dünyanın nasıl bir beton yığınına dönüştüğünü ve bu dönüşümün ürkütücü yanlarından bahsedeceğim.

betonlaşan dünya

Barınmak

Barınmak kelimesi bile insanın içini ısıtıyor değil mi ? bir güven ve sıcaklık duygusu kaplıyor insanın içini bu güzel ! peki ya barınma işini abartırsak ? abartırsak ne olur hiç düşündünüz mü ? mesela kentler ? kentler nasıl evriliyor ? kentlerin içinde yaşadığımız evler ? bunlar bize değer mi katıyor yoksa bizden yaşamımızı mı alıyor ?  mimari üzerine derinlemesine düşündüğüm günlerde farkına vardığım en önemli şey, ruhu olmayan beton yığınları arasında ruhumuzu teslim ettiğimiz oldu ! yaşadığımız binalar bizi ve geçmişimizi elimizden alıyor. Doğada uyuyan atalarımız ve doğal bir yaşam süren dedelerimizin yerine betonların arasında ömrünü tüketen insanlara dönüşüyoruz.

betonlaşan dünya

Mimari

Adı ne kadar havalı olsa da hayatımızın  bir parçası olduğunu bilmeden yaşadığımız bir anlamı var “mimarinin” nasıl diye sorduğunuzu duyar gibiyim… barınmak başlığı altında yaşadığımız ev ve çevreyi anlattığım üzere biz birer mimari yapıların içinde yaşıyoruz ve farkında olmadan mimari bir çevrede evriliyoruz. Mimari hayatımıza yön ve şekil mi veriyor ? kesinlikle evet… yaşadığınız evden uyandığınız odaya işe giderken yürüdüğünüz sokaklardaki binalardan ofisinize kadar mimari bir etkinin içinde yaşıyoruz yani kısacası mimari yapılar hayatımıza yön ve şekil veriyor. Peki burada betonlaşan Dünyanın sorumlusu mimari yada mimarlar mıdır ? hem evet hem hayır ama büyük sorun ruhsuz ve bilinçsizce beton duvarlar arasında yaşamayı tercih eden insanlardan kaynaklanmakta arz-talep meselesi gibi. Mimariyi ve sanatı anlayamadığımız için; çirkin binalara ruhumuzu teslim edip, hayatımızı teslim ettiğimiz çirkin beton yığınlarını satın almak için çalışıyoruz.

betonlaşan dünya

Betonlaşan Dünyada İnsan

Sonuç olarak hissedemediğimiz ve yüksek binaların arasında kaybolduğumuz beton yığını kentlerde eziliyor ve yok oluyoruz. Bunların sorumlusu ruhsuz ve çirkin binaları satın alan bizler kadar “sanatsal” bir faaliyet olan mimariyi “ticari” bir faaliyete dönüştüren insancıklar da… Dolayısı ile Betonlaşan dünyaya bir parça çimento da biz karıyoruz. Günün sonunda buradan bunaldım kaçmak istiyorum dediğinizde, bu çirkin betonlaşmanın bir parçası olduğunuzu unutmayın ve hayatı anlayamadığınız noktada gökyüzüne bakarak yeryüzündeki sanatı ve yaşamı anlamaya çalışın, unutmayın ki yaşadığınız çevre ve binalar tüm ömrünüze yön veren birer sanatsal eserler. nasıl ki çirkin filmler izlemiyor, lezzetsiz yemekleri yemiyor isek -ki Türkler kötü yemek YİYEMEZ- çevreye ve doğaya zarar veren, kentlerimizi bozup gezegenimizi betonlaştıran, ruhu olmayan, sanatsal yönüyle mimariyi işlemeyen binalarda da yaşamayalım ! unutmayın ki bu gezegen geleceğe bırakacağımız bir miras, tıpkı Romalıların, Galyalıların, Osmanlıların,Mısırlıların bize bıraktıkları gibi…

 

betonlaşan dünya

 

Son olarak mimariyi anlamamı sağlayan, binaların birer heykel gibi sanat eseri olduğunu anlatan mimarıma sonsuz teşekkürler… Gezegenin gökyüzünden ibaret değil,insanlığın yeryüzünden ibaret olduğunu ve mimari ile ilmik ilmik dünyaya tüm geçmişini işlediğini, insalığın geçmişini gökyüzünde değil yeryüzünde hatta mimaride aramam gerektiğini daha da önemlisi mimarinin hayatıma yön verdiğini anlamamı sağlayan o değerli insana…

Hakkında Mert Can Derin

Yazılımcı,teknoloji ve kozmoloji meraklısı bir adam.

Benzer Haberler

pes 2019 sistem gereksinimleri

Pes 2019 Sistem Gereksinimleri Belli Oldu

Pes 2019 Sistem Gereksinimleri Futbol severlerin tutkunu olduğu oyun pes, yeni oyunu ile birlikte yakında …

One comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.